DNS nedir?

DNS(Domain Name System), insanlar tarafından kolaylıkla okunabilen internet adreslerini (domain) bilgisayarın anlayabileceği IP adresine dönüştüren veritabanı sisteminine verilen isimdir.

DNS bir çeşit telefon defteri gibi çalışmaktadır. Kişiler yerinde domain isimleri; telefon numaraları yerinde ise IP adresleri yer almaktadir. Örneğin www.siteismi.com gibi bir internet adresi 208.66.788.146 gibi bir IP adresine dönüştürülür. DNS, bir anlamda bilgisayarlar için değil, insanlar için yaratılmış bir sistemdir. 

Bunu şöyle bir örnekle açıklayalım. İstanbul'daki tüm ilçe, mahalle, cadde, sokak adreslerinin birer numaradan ibaret olduğunu düşünün. Hatırlamak ne kadar zor olurdu değil mi? Ya da şu anda İnternette adını bilerek girdiğiniz tüm sitelere, IP adreslerini girerek erişmek durumunda olsaydınız, hangisini ne kadar hatırlardınız? Örneğin google.com yerine 74.125.232.224 yazmak zorunda kalacaktınız. Numaralarla uğraşmanın tek zorluğu bu değil.

Alan adları, genellikle alanın içeriğiyle, o alanda hizmet veren şirketin adıyla, vb. anlamlı bir ilişki taşıdığı için, hatırlanması daha kolaydır. İşte Alan Adı Sistemi, insanlar açısından anlamlı olan alan adı sorgulamalarını, o alan adıyla ilişkilenen bilgisayar hizmetlerini ve cihazlarını bulmak amacıyla IP adreslerine dönüştürür. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi siz google.com yazdığınızda sistem bunun karşılığındaki IP adresini bulur ve sizi o adrese yönlendirerek, o adresteki bilgisayara, sisteme, sunucuya, vb. ulaşmanızı sağlar.

DNS’in amacı nedir?

DNS, kolay anlaşılabilir ve kullanılabilir makine ve alan isimleri ile makine IP adresleri arasında çift taraflı dönüşümü sağlar. IP adreslerinin gündelik hayatta kullanımı ve hatırlanması pek pratik olmadığı için domain isimlendirme sistemi kullanılır. Ana amacı, uzerinden gelen alan adı veya IPnumarası ile ilgili sorgulamalara yanıt vermektir. Bu amaç için cok yaygın olarak "Berkeley Internet Name Domain (BIND)" yazılımı kullanılmaktadır. Siz bir siteye erişmek istediğinizde, DNS sayesinde hangi site nerde , hangi IP hangi bilğisayara ait olduğu belirlenir, ve istediğiniz yere erişirsiniz.

DNS tarihçesi

1984 yılına kadar DNS diye bir şey yoktu. O yıla kadar isim-IP çözümlemesi HOSTS adında bir metin dosyası ile yapılmaktaydı. Internetteki bilgisayarların isimleri ve IP adresleri bu dosyaya elle kaydediliyordu. Internetteki bilgisayarların herbirinde bu dosyanın bir kopyası bulunmaktaydı. Bir bilgisayar bir başka bilgisayara ulaşmak istediğinde bu dosyayı inceliyor,eğer dosyada o bilgisayarın kaydı bulunuyorsa IP adresini alıyor ve iletişime geçiyordu.

Bu sistemin iyi işleyebilmesi için HOSTS dosyası içeriğinin hep güncel kalması gerekiyordu. Bunu sağlamak için de dosyanın aslının saklandığı ABD’deki Stanford Universitesine belli aralıklarla bağlanarak kopyalama yapılıyordu. Ama internetteki bilgisayarların sayısı arttıkça hem bu dosyanın büyüklüğü olağanüstü boyutlara ulaşmaya başladı,hemde internetteki bilgisayarların dosyayı kopyalamak için yaptığı bağlantı Standford’daki bilgisayarları kilitlemeye başladı.

Tek bir HOSTS dosyası kullanmanın başka bir kötülüğü de şuydu: bütün bilgisayarlar aynı düzeyde yer aldığı için bir bilgisayar isminin bütün internette bir eşinin daha bulunmamasını sağlamak gerekiyordu. Bu sorunlar yüzünden internet yetkili organları 1984 yılında DNS’i ürettiler.DNS hem bilgisayar veri tabanını dağıtık bir yapıya sokuyor,hemde bilgisayarlar arasında hiyerarşik bir yapı kurulmasını sağlıyordu.

DNS’de dağıtık veri tabanı şöyle sağlanıyordu. Bilgisayarlar bulundukları yerlere,ait oldukları kurumlara göre sınıflandırılıyorlardı. Örneğin türkiyedeki bilgisayarların listesini(.tr domaini) türkiye’den sorumlu bir DNS sunucu makine tutuyordu.böylece internet ortamındaki bütün bilgisayarların bilgisinin tek bir yerde tutulması zorunluluğu kalmıyordu.

DNS’in yapısı

DNS sistemi isim sunucuları ve çözümleyicilerinden oluşur. İsim sunucuları olarak düzenlenen bilgisayarlar host isimlerine karşılık gelen IP adresi bilgilerini tutarlar. Çözümleyiciler ise DNS istemcilerdir. DNS istemcilerde, DNS sunucu yada sunucuların adresleri bulunur. Bir DNS istemci bir bilgisayarın ismine karşılık IP adresini bulmak istediği zaman isim sunucuya başvurur. İsim sunucu, yani DNS sunucu da eğer kendi veritabanında öyle bir isim varsa, bu isme karşılık gelen IP adresini istemciye gönderir. DNS veritabanına kayıtların elle,tek tek girilmesi gerekir. Internet adresleri ilkönce ülkelere göre ayrılır.

Adreslerin sonundaki tr, de , uk gibi ifadeler adresin bulunduğu ülkeyi gösterir. Örneğin tr Türkiyeyi, de Almanyayı, uk İngiltereyi gösterir. ABD adresleri için bir ülke takısı kullanılmaz çünkü DNS ve benzeri uygulamaları yaratan ülke ABD’dir. Internet adresleri ülkelere ayrılıdıktan sonra com, edu, gov gibi daha alt bölümlere ayrılır. Bu ifadeler DNS’de üst düzey (top-level) domainlere karşılık gelir. Üst düzey doainler aşağıdaki gibidir:

Com: Ticari kuruluşları gösterir. 
Edu: Eğitim kurumlarını gösterir. 
Org: Ticari olmayan, hükümete de bağlı bulunmayan kurumları gösterir. 
Net: Internet omurgası işlevini üstlenen ağları gösterir. 
Gov: Hükümete bağlı kurumları gösterir. 
Mil: Askeri kurumları gösterir. 
Num: Telefon numaralarını bulabileceğiniz yerleri gösterir. 
Arpa: Ters DNS sorgulaması yapılabilecek yerleri gösterir.

Son eklenenler